10 Oca 2010 için arşiv

10
Oca
10

Yenik düşüyor herşey zamanaa..

Geçenlerde gece uyuyamadım, kalkayım bari, sabahki derse 3 saat kalmış zaten uyusam ne uyumasam ne diye düşünerekten domates ekmek bişiler yaptım geçtim TV’nin karşısına bakınıyorum. Şu garip garip, el emeği göz nuru, yitirilen zanaatler, gezelim görelim tarzı bi programa denk geldim. Baktım şöyle bir.. Hoşuma gitti, kafama da bisürü düşünce düşürdü.

Geçmişe müthiş düzeyde özlem duyuyorum. Aman çocukluğum, ay legolarım değil ama durum. Değer biçme.. (legolar var ama biraz:))

Eski fotoğraflar mesela.. Ay bilmemkaç poz kaldı, onları bitirelim de götürelim fotoğrafçıya çıkartsın albüm yapalım.. Sonra o albüm yapılır, misafirliğe gelenlere gösterilir bu da böyleydi falancaydı filancaydı.. E film de pahalı, 36′lık mı oluyorlardı? Gereksiz fotoğraf çekmezdi kimse, sadece manzara çekermisin? Asla :) İlla birileri o karenin bir köşesinde bulunur. Bu şekilde değerli olduğundan da her resmin bir hikayesi bi fon müziği; anısı var. Çok beğenilenler buzdolabına tutturulur, arada göz ilişir o resmin anısı canlanır güzel olur.

Eski yolculuklar.. Yolculuk pahalı, zahmetli, uzun, sıkıcı. Otobüsler rahat değil, klimasız. Sevimsiz olduğundan olabildiğince az yapılıyor. Giden uzun süre kalıyor. Telefon da pahalı internet desen yok denecek kadar az, iletişimin de sınırlı.. Özlüyorsun. Otogara ailecek gidiliyor, veda ediliyor, ağlayanlar bir burukluk vesaire.. O psikolojiyle biniyorsun otobüse, kafanı oyalayacak pek birşeyin yok, belki yanındakiyle muhabbet edersin, belki bıraktıklarını kavuşacaklarını düşünürsün.

Eski telefon konuşmaları.. Olabildiğince kısa, öz, asla sıkılmazsın, 1 ayda olan şeyi 5 dakikada anlatacaksın kolay mı. Özlem müthiş bozulmamış, hafiflememiş haliyle, doğallığıyla boşalıyor..

Mektup.. Kartpostal.. Onları tadamadım ama tadını düşündüğümde, büyüklerimden dinlediklerimden güzel hazlar barındırıyorlar hayallerinde..

Soba.. Eskiden kar yağardı. Annem izin vermezdi çıkmama erkenden. Öğlene kadar bekler koşa koşa çıkardım bi panjur parçası bulur yokuştan salardım, 5-10-50 demez çıkarsın o yokuşu inersin. Eve gelmişsin çoraplar pantolon geçtim don bile elden gitmiş, kurulanır sobanın yanına geçersin, ana kucağı gibi o nasıl sıcaklık, o nasıl bi çıtırtı nası bi ses… Akşam olur herkes etrafında..

Kasetler… Tükenmez kalemi ortasından sokar çevire çevire istediğin şarkıya kadar çevirirsin takarsın ileri geri ayarlayana kadar bikere dinlersin zaten önceki şarkıyla beraber. Dinleyeceğin şarkı biter, sonraki ezberindedir, sanki o şarkılar bağlıdır; radyoda dinlersin o şarkı çıkar ardından diğeri çıkmayınca bi afallarsın :)

Eski arabalar..

Teknoloji dimi.. teknoloji…




Ziyaret

  • 390

Blog Takvimi

Ocak 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ara   Şub »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Yorumlarınızı bekliyorum..


Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.